Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
tin-foil {'tınfɔıl}
  • [V] kalay folyo ile kaplamak

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
foil Dinle! {fɔıl}
  • [N] folyo, sır {ayna}, kıyas edilen örnek, eskrim kılıcı, meç
  • [V] önlemek, engellemek, bozmak, itmek, folyo ile sarmak, folyo döşemek
foil weave
  • [N] folyo örgü
tin foil {'tınfɔıl}
  • [N] kalay folyo, kalay yaprağı, stanyol
aluminium foil alüminyum folyo
beam foil spectroscopy ışın yaprak spektroskopisi
foil f. set çekmek, önlemek.
foil i. eskrim flöre.
foil i.
1. alüminyum folyo, folyo.
2. {altın, kalay v.b. madenleri döverek oluşturulan} varak, yaprak.
foil f.

i. engellemek, mâni olmak: şaşırtmak, işini bozmak; avda avcıları saşırtmak;

i. hayvan izi.
foil i.

f. yaldız kâğıdı, alüminyum kâğıdı, aluminyum, kalay veya kurşun yaprağı, varak, ince maden tabakası {bak tinfoil}; ayna sırı; {kıymetli taş için} foya; kıyas ve karşıtlık için gösterilen kimse veya şey; {mim}. yaprak, yaprak şeklinde süs;

f. zıt nitelikte bir şeyin yanına koyarak kıymetini ortaya çıkarmak.
foil i. eskrim kılıcı, meç.
foil foil foyl Fiil * set çekmek, önlemek.
foil foil foyl İsim * alüminyum folyo, folyo. * {altın, kalay v.b. madenleri döverek oluşturulan} varak, yaprak.
foil foil foyl İsim, fencing * flöre.
foil engellemek, mâni olmak: şaşırtmak, işini bozmak; a
foil yaldız kâğıdı, alüminyum kâğıdı, aluminyum, kalay
foil eskrim kılıcı, meç.
aluminum foil alüminyum folyo
foil v.önle:n.folyo
foil backed folyo kaplı