Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
indulgence Dinle! {ın'dʌldʒəns}
  • [N] hoşgörü, müsamaha, anlayış gösterme, boyun eğme, yüz verme, şımartma, haz, zevk, bağımlılık, tutku, günah: günahların kilisece affedilmesi
indulgence i.
1. yüz verme, müsamaha.
2. in kendine {bir şey yapma} izni verme.
indulgence i. iptila, düşkünlük; müsamaha, hoşgörü, göz yumma; Kat. pişmanlık hâsıl olunca kilise tarafından günah cezasından bir kısmının affolunması; tic., huk. borç vadesinin uzatılması.
indulgence in.dul.gence înd^l'cıns İsim * düşkünlük. * hoşgörü.
indulgence iptila, düşkünlük; müsamaha, hoşgörü, göz yumma; {

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
self-indulgence Dinle! {,selfın'dʌldʒəns}
  • [N] rahatına düşkünlük
self indulgence
1. kendine düskünlük.
self indulgence
1. kendine düskünlük.
self-indulgence i. kendi isteklerini frenlememe.
self-indulgence i. kendi isteklerini frenlememe.
self-indulgence self-in.dul.gence self'înd^l'cıns İsim * kendi isteklerini frenlememe.
self indulgence kendine düşkünlük
self indulgence rahatına düşkünlük