| gain advantage from |
- [V] yarar sağlamak, kazançlı çıkmak
|
|
| gain an advantage over smb. |
|
|
| have the advantage of smb. |
- [V] avantajlı olmak, hakkında daha çok şey bilmek, daha iyi tanımak
|
|
| suck advantage out of |
- [V] fayda sağlamak, çıkar sağlamak
|
|
| take advantage of |
- [V] yararlanmak, faydalanmak, kullanmak, çıkar sağlamak, istismar etmek
|
|
| taking advantage of |
|
|
| to advantage |
- [ADV] yararlı şekilde, avantajlı biçimde
|
|
| to the best advantage |
- [ADV] en kârlı şekilde, en yararlı şekilde
|
|
| pecuniary advantage |
|
|
| gain an advantage over |
{bir başkasından} daha kuvvetli olmak. |
|
| have an advantage over s.o. |
başkasına göre avantajlı bir durumda olmak. |
|
| press one´s advantage |
avantajından mümkün mertebe yararlanmak. |
|
| take advantage of |
1. {birini} istismar etmek, {birinin} zaafından faydalanmak. 2. {bir şeyden} faydalanmak, istifade etmek. |
|
| take advantage of |
1. -den faydalanmak/yararlanmak/istifade etmek. 2. {birini} istismar etmek, {birinin} iyi niyetini kötüye kullanmak. |
|
| to the best advantage |
en faydalı şekilde. |
|
| gain an advantage over |
* {bir başkasından} daha kuvvetli olmak. |
|
| have an advantage over someone |
* başkasına göre avantajlı bir durumda olmak. |
|
| take advantage of |
* {birini} istismar etmek, {birinin} zaafından faydalanmak.
* {bir şeyden} faydalanmak, istifade etmek. |
|
| to the best advantage |
* en faydalı şekilde. |
|
| tax advantage |
vergi avantajı |
|