İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| appeal |
{ə'pi:l}
- [N] rica, yalvarma, yakarış, başvuru, müracaat, çekicilik, cazibe, ilgi çekme, temyiz
- [V] başvurmak, müracaat etmek, yalvarmak, rica etmek, ilgisini çekmek, hoşuna gitmek, temyize gitmek, üst mahkemeye başvurmak
|
|
| appeal |
i. münacat, yalvarış, yakarış; cazibe, çekicilik; daha yüksek bir makama baş vurma; {huk}. temyiz, davayı daha yüksek bir mahkemeye devretme. |
|
| appeal |
f. rica etmek, istirham etmek, yalvarmak; yardım talebinde bulunmak; {huk}. davayı daha yüksek bir mahkemeye devretmek ; müracaat etmek, istida etmek; hoşuna gitmek, hitap etmek; baş vurmak. appeal from the chair meclis başkanının kararına karşı gelerek meclise baş vurmak. appeal to the country {ing}. halkın oyuna baş vurmak. ıt appeals to the eye.Göze güzel görünür. Göze hitap eder. Göz doldurur. |
|
| appeal |
i. 1. çağrı. 2. çekicilik, cazibe. 3. huk. temyiz: the right of appeal temyiz hakkı. 4. başvurma, müracaatta bulunma.
f. 1. to -e çekici gelmek; {bir duyguya/eğilime} hitap etmek. 2. huk. {kararı} temyiz etmek, daha yüksek bir mahkemeye götürmek. 3. to -e çağrıda bulunmak. 4. to -e başvurmak. |
|
| appeal |
ap.peal
ıpil'
İsim
* cazibe, çekicilik.
* yalvarış.
Hukuk
* temyiz mahkemesine yapılan müracaat.
* başvurma, müracaatta bulunma.
Fiil
* hoşuna gitmek.
* yalvarmak.
Hukuk
* temyiz mahkemesine götürmek. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
|