Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
area Dinle! {'eərıə}
  • [N] alan, bölge, yüzölçümü, bodrum girişi, harekât bölgesi
area i.
1. alan, saha; bölge, mıntıka; civar, yöre: We will use that meadow as a parking area. O çayırı park alanı olarak kullanacağız. There are a number of mountainous areas in Turkey. Türkiye´de birkaç dağlık bölge var. The area around İzmir is full of ancient ruins. İzmir´in civarı eski harabelerle dolu.
2. yüzölçümü, alan.
area i. alan, saha, mesaha, yüzölçümü.
area alan
area alan

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
freetrade area
  • [N] bölge: serbest bölge, bölge: serbest ticaret bölgesi
zip area
  • [N] posta kodu bölgesi
area bell
  • [N] bodrum girişi zili
assembly area
  • [N] içtima alanı
catchment area
  • [N] havza
area code
  • [N] kod: bölge kodu, kod: telefon kodu
disaster area
  • [N] afet bölgesi
dispersal area
  • [N] uçakların hava hücumuna karşı dağıtıldıkları saha
distressed area
  • [N] işsizliğin yoğun olduğu bölge
downtown area
  • [N] şehir merkezi
drainage area
  • [N] akarsu havzası, drenaj alanı
free area
  • [N] bölge: serbest bölge
goal area
  • [N] kale önü
grey area
  • [N] işsizliğin yoğun olduğu bölge
industrial area
  • [N] sanayi bölgesi
penalty area
  • [N] ceza sahası
Do you have any pictures with scenes of this area?
  • [PHR] resim: Sizde bu bölgenin manzara resimleri var mı?
reconstruction area
  • [N] imar sahası, kalkınmada öncelikli alan
residential area
  • [N] yerleşim bölgesi, iş merkezinden uzak muhit, meskun bölge
rest area
  • [N] dinlenme odası

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
bkz. Local Area Network LAN
bkz. wide area network WAN