Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
average Dinle! {'ævərıdʒ}
  • [A] ortalama, sıradan
  • [N] ortalama, avarya, hasar, zarar, cari fiyat {borsa}, averaj
  • [V] ortalamasını bulmak, ortalama olarak almak
average f. ortasını bulmak, vasatisini alrnak; vasati olarak yapmak veya almak; vasati yekun tutmak.
average i.

s. vasati hesap, ortalama, vasat, orta; cari olan fiyat, derece veya miktar; adi ölçü; {den}. hasar, avarya;

s. muhammin , avarya duzenleyen eksper. average clause sigortada verilecek tazminatın miktar ını sınırlayan madde. above the average vasattan yukarı. an average family orta derecede bir aile.on an average vasati olarak, ortalama olarak.
average i. mat. ortalama, vasati.

s.
1. mat. ortalama, vasati: average annual rainfall yıllık ortalama yağış.
2. olağan, vasat, orta.

f.
1. mat. -in ortalamasını almak.
2. ortalama {belirli bir miktar} tüketmek, yapmak v.b.: He averages a pack of cigarettes a day. Günde ortalama bir paket sigara içiyor.
3. out at -in ortalaması {belirli bir miktar} olmak.
average ortalama

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
strike an average
  • [V] ortalamasını bulmak
average adjuster
  • [N] avarya dispeççisi
average amount
  • [N] ortalama miktar
batting average
  • [N] averaj (beysbol, kriket)
Dow-Jones average
  • [N] borsa: New York borsası hisse senedi kâr endeksi
fair average
  • [A] vasat, ortalama
above average ortalamanın üstünde.
above average vasatın üstünde.
annual average yıllık ortalama
autoregressive moving average özbağlanımlı yürüyen ortalama
autoregressive moving average (ARMA) özbağlanımlı yürüyen ortalama
average acceleration ortalama ivme
average available discharge ortalama faydalı akım
average current ortalama akım
average density ortalama yoğunluk
average detector ortalama değer algılayıcısı
average detector ortalama değer algılayıcısı
average deviation ortalama sapma
average discharge ortalama akım
average error ortalama hata