Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
bail Dinle! {beıl}
  • [N] kefil, kefalet, teminât, çember, kulp
  • [V] kefaletle serbest bırakmak, kurtarmak, emanet etmek, suyunu boşaltmak {kayık}
bail i. {tekneye giren suyu boşaltmak için kullanılan} kova, maşrapa v.b.

f.
1. tekneye giren suyu kova, maşrapa v.b. ile boşaltmak.
2. out {tekneye} giren suyu kova, maşrapa v.b. ile boşaltmak; tekneye giren {suyu} kova, maşrapa v.b. ile boşaltmak.
3. out {uçaktan} paraşütle atlamak.
4. out k. dili {zor bir durumdan} sıyrılmak/kaçmak.