| bail |
{beıl}
- [N] kefil, kefalet, teminât, çember, kulp
- [V] kefaletle serbest bırakmak, kurtarmak, emanet etmek, suyunu boşaltmak {kayık}
|
|
| bail |
i. {tekneye giren suyu boşaltmak için kullanılan} kova, maşrapa v.b.
f. 1. tekneye giren suyu kova, maşrapa v.b. ile boşaltmak. 2. out {tekneye} giren suyu kova, maşrapa v.b. ile boşaltmak; tekneye giren {suyu} kova, maşrapa v.b. ile boşaltmak. 3. out {uçaktan} paraşütle atlamak. 4. out k. dili {zor bir durumdan} sıyrılmak/kaçmak. |
|
|