| benefit |
{'benəfıt}
- [N] yarar, fayda, çıkar, hak, menfaat, avantaj, kâr, kazanç, ayrıcalık, yardım parası, yardım toplama faaliyeti
- [V] yararı dokunmak, yaramak, faydası olmak, yararlanmak
|
|
| benefit |
i.
f. fayda, kar, yarar, menfaat; menfaat için tertiplenen eğlence veya gösteri; hak, imtiyaz, yetki;
f. hayır işlemek, iyiliği dokunmak; istifade etmek, yararlanmak. benefit of clergy eskiden ruhban sınıfına tanınan dokunulmazlık imtiyazı. |
|
| benefit |
i. yarar, fayda.
f. -in yararına olmak, -e yararlı olmak, -e yararı dokunmak; from -den yararlanmak, -den faydalanmak, -den istifade etmek: This change will benefit you. Bu değişiklik sana iyi gelecek. This would benefit by the addition of some salt. Buna biraz tuz eklenirse iyi olur. We have greatly benefited from your advice. Nasihatinizden çok istifade ettik. |
|
| benefit |
v.yararlan:n.yarar |
|
| benefit |
ben.e.fit
ben'ıfît
İsim
* yarar, fayda.
Fiil
* -in yararına olmak, -e yararlı olmak, -e yararı dokunmak; [from] -den yararlanmak, -den faydalanmak, -den
istifade etmek:
This change will benefit you.
Bu değişiklik sana iyi gelecek.
This would benefit by the addition of some salt.
Buna biraz tuz eklenirse iyi olur.
We have greatly benefited from your advice.
Nasihatinizden çok istifade ettik. |
|
|