Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
brave Dinle! {breıv}
  • [A] mert, yiğit, cesur, yürekli, kahraman, görkemli, şahane
  • [N] kızılderili savaşçı, kızılderili savaşçılar
  • [V] göğüs germek, cesaretle karşı koymak, meydan okumak
brave s. cesur, cesaretli.

f. göğüs germek.
brave s.

i.

f. cesur, yürekli, yiğit; yağız, yakışıklı;

i. yiğit kimse, kahraman; Kızılderili savaşçı;

f. cesaretle karşı koymak, göğüs germek, karşı gelmek. bravely

z. yiğitçe.
brave brave breyv Sıfat * cesur, cesaretli. Fiil * göğüs germek.
brave cesur, yürekli, yiğit; yağız, yakışıklı; yiğit ki

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
brave man
  • [N] aslan
brave the elements kötü havada dışarıda bulunmak.
brave the elements