İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| brighten |
{'braıtən}
- [V] parlatmak, aydınlatmak, aklamak, neşelendirmek, canlanmak, aydınlanmak
|
|
| brighten |
f. 1. parlatmak. 2. aydınlanmak, aydınlık olmak. 3. neşelendirmek; neşe katmak. 4. {bir yere} canlılık vermek, daha hoş ve sevimli bir hava vermek. 5. yüzünde mutlu bir ifade belirmek; mutlu olmak. |
|
| brighten |
f. parlamak neşeli ve canlı olmak; parlatmak, aydınlatmak, canlandırmak, neşelendirmek. Brights disease tıb. bir çeşit böbrek hastalığı. |
|
| brighten |
bright.en
brayt'ın
Fiil
* parlatmak.
* aydınlanmak, aydınlık olmak.
* neşelendirmek; neşe katmak.
* {bir yere} canlılık vermek, daha hoş ve sevimli bir hava vermek.
* yüzünde mutlu bir ifade belirmek; mutlu olmak. |
|
| brighten |
parlamak neşeli ve canlı olmak; parlatmak, aydınla |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
|