Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
cash Dinle! {kæʃ}
  • [N] para, peşin para, nakit, peşin ödeme, ufak madeni para {Çin}
  • [V] bozmak, paraya çevirmek, bozdurmak
cash i. para, nakit para; peşin para; {çin ve doğu hint adalarında} ufak madeni bir para birimi. cash-and-carry

s. peşin para ödeyip satın alınan. cash crop peşin para ile satılan mahsul. cash on delivery tesliminde ödenecek, ödemeli; kıs. {C.O.D}. cash register otomatik kasa. payable to cash hamiline. petty cash küçük kasa; küçük masraf. ready cash eldeki para.
cash f. paraya çevirmek; tahsil etmek. cash in kumarda fişleri kasaya verip parasını almak; {A.B.D}., argo ölmek. cash in on {A.B.D}., {k}. dili bir fayda elde etmek.
cash i.
1. nakit para, peşin para.
2. para.
cash f.
1. {çek} bozdurmak.
2. paraya çevirmek.
3. tahsil etmek.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
We accept cash.
  • [PHR] kabul: Nakit kabul ediyoruz.
allowance for cash
  • [N] indirim, peşin indirimi
balance the cash
  • [V] kasayı tutturmak
cash a bill
  • [V] çeki bozdurmak, çekin paraya çevirmek
be in cash
  • [V] üzerinde parası olmak
Cash only
  • [PHR] nakit: Sadece nakit
for cash
  • [N] peşin para
I'll pay cash.
  • [PHR] nakit: Nakit ödeyeceğim.
I would like to cash this traveler's check.
  • [PHR] çevirmek: Bu seyahat çekini nakide çevirmek istiyorum.
out of cash
  • [V] üzerinde parası olmamak
roll in cash
  • [ID] para içinde yüzmek, çok parası olmak
turn into cash
  • [V] bozdurmak, paraya çevirmek, nakite çevirmek
Where are the cash machines?
  • [PHR] bankamatik: Bankamatikler nerede?
cash account
  • [N] kasa hesabı
cash a check
  • [V] paraya çevirmek
cash and carry {,kæʃən'kærı}
  • [ADV] peşin ödeyerek
  • [N] peşin ödeyerek hemen teslim alma, peşin satış mağazası
cash-and-carry Dinle! {,kæʃən'kærı}
  • [A] peşin parayla satın alınan
cash balance
  • [N] cari hesap dengesi
cash book {'kæʃ,bʋk}
  • [N] cari hesap defteri, kasa defteri
cash check
  • [N] çizgili olmayan çek

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
bkz. Electronic Cash Register ECR