İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| crazy |
{'kreızı}
- [A] çıldırmış, çılgın, deli, mecnun, derme çatma, salak, aptalca, karmaşık
|
|
| crazy |
s. deli, kaçık, çılgın. |
|
| crazy |
s. deli, kaçık, çıIgın; {slang}. salak. crazy about, crazy over düşkün, muptelâ crazy bone bak. funny bone Crazy, man ! {argo}. Yaşasın ! crazy quilt {ABD}. gelişigüzel desen; karışık vaziyet. crazily
z. çılgınca, delice. craziness
i. delilik, çılgınlık; {slang}. salaklık. |
|
| crazy |
cra.zy
krey'zi
Sıfat
* deli, kaçık, çılgın. |
|
| crazy |
deli, kaçık, çıIgın; {slang} salak. crazy about, c |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| be crazy for |
- [V] delisi olmak, deli olmak, sevmek: çok sevmek, delicesine sevmek
|
|
| go crazy |
|
|
| crazy for |
|
|
| crazy quilt |
- [N] karmaşık desenli yorgan
|
|
| drive crazy |
- [V] deli etmek, çıldırtmak
|
|
| be crazy about |
-e bayılmak. |
|
| be stir crazy |
k. dili bir yerde uzun süre kapalı kaldıktan sonra bunalmış olmak. |
|
| go crazy |
1. çıldırmak. |
|
| be stir crazy |
* bir yerde uzun süre kapalı kaldıktan sonra bunalmış olmak. |
|
| crazy about |
* -e düşkün, -e müptela. |
|
| like crazy |
Konuşma dili
* (Bir şeyi vurgulamak için kullanılır:)
These ties are selling like crazy.
Bu kıravatlar kapış kapış gidiyor.
This rose is blooming like crazy this year.
Bu gül bu yıl çok çiçek açıyor.
They are working like crazy.
Deli gibi çalışıyorlar. |
|
| drive crazy |
delirt |
|
| get crazy |
çıldır |
|
| like crazy |
deli gibi |
|
| be crazy for |
delisi olmak, deli olmak, çok sevmek, delicesine sevmek |
f. |
| crazy for |
delisi |
s. |
| crazy quilt |
karmaşık desenli yorgan |
|
| drive crazy |
deli etmek, çıldırtmak |
|
| go crazy |
çıldırmak, delirmek |
|
|
|