| creep |
{kri:p}
- [N] emekleme, sürünme, yayılma, sızıntı, kayma, yuva, sığınak, toprak kayması, ürperti, ürperme, yaltakçı, sevilmeyen kimse
- [V] sürünerek ilerlemek, sürünmek, emeklemek, sokulmak, ürpermek, sarılarak büyümek, sızmak
|
|
| creep |
f. {crept} 1. sürünmek, emeklemek. 2. sessizce gitmek/hareket etmek. 3. ürpermek.
i. argo kıl/gıcık/pis herif; uyuz karı. |
|
| creep |
f. {crept, creeping} sürünmek, emeklemek; ağır ve ihtiyatlı hareket etmek; nüfuz etmek, sokulmak; ürpermek; hafifçe kaymak; {bot}. sarılmak, uzun dal sürmek. creep up on hissettirmeyerek yaklaşmak. My flesh creeps Tüylerim ürperiyor. creepy
s. ürpertici, ürperen; sürünen. |
|
| creep |
i. yerin yavaş yavaş kayması; {argo}. hoşa gitmeyen kimse. the creeps {k.dili}. tüyleri diken diken olma, ürperme. |
|
| creep |
creep
krip
Fiil (D) crept
* sürünmek, emeklemek.
* sessizce yaklaşmak.
* ürpermek. |
|
|