Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
doll-like {'dɒllaık}
  • [A] bebek gibi

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
doll Dinle! {dɒl}
  • [N] oyuncak bebek, kukla, güzel kız, bebek: taş bebek, bebek, hizmetçi kadın, güzel ama kafasız kız
I would like a doll.
  • [PHR] bebek: Oyuncak bebek rica ediyorum.
doll out
  • [V] giydirmek, süslemek, giyinip süslenmek
doll up
  • [V] giydirmek, süslemek, giyinip süslenmek, güzel giyinmek
doll's face
  • [N] güzel ama kafasız kız
jointed doll
  • [N] eklemleri hareketli oyuncak bebek
rag doll {,ræg'dɒl}
  • [N] bez bebek
talking doll
  • [N] konuşan bebek
wax doll
  • [N] mum bebek, güzel ama ifadesiz yüzlü kimse
doll i.

f. oyuncak bebek, kukla; yalnız dış güzelliği olan kadın; güzel ve sevimli çocuk;

f. k.dili up ile süslemek, süslenmek, şık giyinmek, giydirmek. dollhouse

i. oyuncak bebek evi.
doll i. oyuncak bebek.

f.
doll o.s. up giyinip kuşanmak, süslenip püslenmek.
doll s.o. up birini süsleyip püslemek.
rag doll/baby bez bebek.
doll doll dal İsim * oyuncak bebek. Fiil ·(bakınız) "doll oneself up" "doll someone up"
doll oneself up * giyinip kuşanmak, süslenip püslenmek.
doll someone up * birini süsleyip püslemek.
rag doll * bez bebek.
doll oyuncak bebek, kukla; yalnız dış güzelliği olan ka
doll oyuncak bebek

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
bkz. doll dolly