Sonuçlar

Türkçe » İngilizce Yukarı
doğal
  • [A] natural, inherent, innate, artless, connatural, easy, free, inartificial, inborn, inbred, indigenous, ingenuous, native, spontaneous, unaffected, unschooled, unsophisticated, unstudied
doğal natural.

doğal anıt natural monument, scenic wonder.

doğal ayıklama/ayıklanma natural selection.

doğal bilimler the natural sciences.

doğal kaynaklar natural resources.

doğal olarak naturally.

doğal seçme natural selection.

doğal yöre primitive area, virgin territory.
doğal * natural.
doğal natural
doğal scenic

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
arazinin genişlemesi (doğal)
  • [N] accretion
cildin doğal renginde olması
  • [N] pigmentation
doğal afet
  • [N] act of god
doğal amfiteatr
  • [N] cirque
doğal ayıklanma
  • [N] selection: natural selection, selection
doğal baryum sülfat
  • [N] heavy spar
doğal boyutlarında
  • [A] life-sized, life-size
doğal boyutlu resim
  • [N] macrograph
doğal davranışlı
  • [A] familiar
doğal eğilim
  • [N] appetence, appetency
doğal etkileme
  • [N] chemistry
doğal gaz
  • [N] gas: natural gas
doğal güzellik
  • [N] scenic beauty
doğal haklar
  • [N] natural rights
doğal halinde
  • [ADV] raw: in the raw
doğal haliyle
  • [ADV] state: in the state of nature
doğal kaynaklar
  • [N] natural resources
doğal kaynakları kontrol eden kuruluş
  • [N] conservancy
doğal koruma alanı
  • [N] reservation
doğal motifler kullanılan sanat türü
  • [N] Art Nouveau