İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| dun |
{dʌn}
- [A] boz, karanlık
- [N] boz renk, boz at
- [V] zorla alacağını istemek, sıkıştırmak, ödenmesini istemek
|
|
| dun |
i.
f. {ned, ning} sıkıştıran alacaklı; alacaklının parasını istemesi, alacak talebi;
f. alacağını istemek, borçluyu sıkıştırmak. |
|
| dun |
s.i.esmer, kul rengine çalan kahve rengi, boz sıçan tüyü renkli;
i. boz renk; boz at. dun diver ördek. |
|
| dun |
dun
d^n
Fiil (D) dunned, dunning
* alacağını istemek, borçluyu sıkıştırmak. |
|
| dun |
{ned, ning} sıkıştıran alacaklı; alacaklının paras |
|
|
Türkçe » İngilizce  |
Yukarı  |
| dün |
- [A] yesterday
- [ADV] yesterday
- [N] yesterday
|
|
| dün |
1. yesterday. 2. the past.
dün akşam last night, yesterday evening.
dün bir, bugün iki. colloq. It is still too soon.
dün değil evvelki gün the day before yesterday. |
|
| dün |
* yesterday.
* the past. |
|
| dün |
yesterday |
|
| dün |
yesterday |
|
|
|