Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
eat Dinle! {i:t}
  • [V] yemek, içmek {çorba}, kemirmek, aşındırmak, yemek yemek, tüketmek, çok yemek yemek
eat f. {ate, eaten} yemek; gıda almak; yemek yemek. eat away yavaş yavaş yiyip bitirmek; yiyip durmak. eat ones heart out kendi kendini yemek, çok üzülmek .eat ones words sözünü geri almak. eat out of house and home aşırı derecede yiyerek aile bütçesini altüst etmek. eat up yiyip bitirmek. eatable

s.yenebilir Whats eating you? {k.dili} Nen var?
eat f. {ate,

__en}
1. yemek.
2. yemek yemek.
eat eat it Fiil (D) ate, eaten * yemek. * yemek yemek.
eat {ate, eaten} yemek; gıda almak; yemek yemek. eat a