Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
fell Dinle! {fel}
  • [A] insafsız, merhametsiz, zalim, öldürücü
  • [N] deri, post, dik saç, kır, tepe, otlak
  • [V] kesmek, kesip devirmek, yere yıkmak
fell f. bak. fall.
fell f.

i. kesmek, kesip devirmek, yere yıkmak, düşürmek; mahvetmek; {terz}. kumaşı kırmalı dikmek;

i. bir mevsimde kesilen tomruğun tümü; kırmalı dikiş.
fell s. zalim, insafsız vahşi, korkunç; öldürücü. in one fell swoop bir hamlede, bir çırpıda.
fell i. {ing}. kır; tepe {yalnız özel isimlerde}.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
fell dizzy
  • [V] baş: başı dönmek, gözü kararmak
I fell down the stairs.
  • [PHR] düşmek: Merdivenden düştüm.
fell trees
  • [V] ağaç kesmek
the scales fell from my eyes
  • [PHR] gözüm açıldı, aklım başıma geldi
at/in one fell swoop bir çırpıda.
fell off
1. azal.
at one fell swoop * bir çırpıda.
His eye fell upon me. * Gözü bana ilişti.
His face fell. * Suratı asıldı.
It fell to my lot. * Benim payıma düştü.
in one fell swoop * bir çırpıda.
This month the twentieth fell on a * Bu ayın yirmisi cumaya rastladı.
fell asleep uyuya kal
fell away çekil
fell back geri çekil
fell back on başvur
fell behind geride kal
fell flat başarı sağlayama
fell in love with aşık ol
fell in with rastla