Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
fellow Dinle! {'feləʋ}
  • [A] eş, aynı tür, ortak
  • [N] arkadaş, kardeş, yoldaş, dost, ahbap, akran, adam, herif, sevgili, koca, eş, tek, akademi üyesi
fellow i.

s. adam, kişi, herif, insan; slang ulan; arkadaş, yoldaş, refik; hemcins; akran, eş; doktora veya bilimsel araştırma bursu alan kimse; akademi üyesi. fellow citizen, fellow countryman vatandaş, yurttaş. fellow feeling ortak duygu, aynı şey başına geldiğinden başkasının halinden anlama. fellow laborer iş arkadaşı. fellow member aynı derneğin üyesi. fellow sufferer dert ortağı. fellow townsman hemşeri. fellow traveller yol arkadası, yoldaş; {A.B.D}, {pol}. {1940} aslında komünist olmayıp komünistlerle işbirliği yapan kimse; komünist sempatizanı. good fellow iyi çocuk, iyi arkadaş. hail fellow well met laubali kimse. old fellow arkadaş; azizim. poor fellow zavallı adam.
fellow i.
1. adam, kişi; arkadaş.
2. {bir bilim kurumunda} üye.
fellow fel.low fel'o İsim * adam, kişi; arkadaş. * {bir bilim kurumunda} üye.
fellow adam, kişi, herif, insan; {slang} ulan; arkadaş, y

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
fellow being
  • [N] hemcins
clumsy fellow
  • [N] acemi çaylak
fellow countryman {,feləʋ'kʌntrımən}
  • [N] vatandaş, yurttaş, hemşehri
fellow countrywoman
  • [N] vatandaş, hemşehri, memleketli
crafty fellow
  • [N] tilki