Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
fore- önek ön; önceden; önceki.
fore- fore- önek * ön; önceden; önceki.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
fore and aft
  • [ADV] baştan kıça kadar
fore Dinle! {fɔ:r}
  • [A] ön, önde
  • [N] ön, öndeki, baş taraf, pruva
fore! {fɔ:r}
  • [INTRJ] dikkat!
fore-and-aft Dinle! {,fɔ:rənd'æft}
  • [A] sübye armalı
fore-and-aft sail
  • [N] yan yelkeni
come to the fore öne geçmek, sivrilmek.
fore s.

i. ön taraftaki, öndeki; ilk; daha evvelki;

i. ön; önde olan şey; {den}. baş taraf, pruva. come to the fore başa geçmek, öne geçmek. the fore part ön taraf, baş taraf.
fore z. ünlem ön tarafta, baş tarafta önde; ünlem Dikkat ! {golf oyununda önde bulunanlara tehlikeyi ihtar için bağırma}. fore and aft {den}. bas ve kıç istikametinde {gemi}.
fore önek önde veya önceden.
fore s. öndeki.

i. ön.
Fore Color Önalan Rengi
come to the fore * öne geçmek, sivrilmek.
fore fore for Sıfat * öndeki. İsim * ön.
fore ön taraftaki, öndeki; ilk; daha evvelki; ön; önde
fore {ünlem} ön tarafta, baş tarafta önde; {ünlem} Dikk
fore {önek} önde veya önce{den.}
fore(sig.)ht ihtiyat, tedbir, önceden görme, basiret.
fore adv.önde:adj.ön
fore and aft baş ve kıç istikametinde
fore and aft rig velena donanımı