Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
fuel Dinle! {'fju:əl}
  • [N] yakıt, yakacak, benzin
  • [V] yakıt almak, benzin doldurmak, yakıt sağlamak
fuel i. {f{. {ed, ing veya led, ling} yakacak, yakıt, mahrukat;

f. ateşe yakacak atmak; {den}. yakıt yüklemek. fuel cell {mak}., {elek}. hidrojen ve oksijen ile çalışıp elektrik akımı veren cihaz fuel cock gazocağı musluğu. fuel gauge {mak}. akaryakıt göstergesi. fuel injector mazot enjektörü. fuel oil mazot, akaryakıt. fuel pump yakıt pompası. fuel tank yakıt deposu. add fuel to the flames yangına körükle gitmek.