İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| gain |
{geın}
- [N] kazanç, kâr, yarar, artma, ilerleme, yükselme
- [V] kazanmak, kâr etmek, elde etmek, artırmak, ilerlemek, yükselmek, çoğalmak, ulaşmak, ileri gitmek {saat}
|
|
| gain |
i, f oluk, yiv; f oluk açmak |
|
| gain |
i, f kazanç, kâr; yarar, fayda, men faat; artma, artış; f kazanmak, kâr etmek; varmak, ulaşmak; ileri gitmek {saat}; iler lemek gains i kazanç, gelir gain ground ilerlemek gain on one yarışta {önde giden koşucuya} yavas yavaş yaklaşmak, aradaki mesafeyi kapatmak gain the ear of birine söz geçirmek gain the upper hand ustün gelmek,galipolmak gain time vakit kazan mak |
|
| gain |
i. 1. kazanç, kâr. 2. artma, artış.
f. 1. -i elde etmek, -e sahip olmak. 2. on {takip eden kişi/şey} yaklaşmak, aradaki mesafeyi kapatmak. |
|
| gain |
kazanç |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| gain admission |
- [V] alınmak, girmek, kabul edilmek
|
|
| gain advantage from |
- [V] yarar sağlamak, kazançlı çıkmak
|
|
| gain an advantage over smb. |
|
|
| gain one's ends |
|
|
| gain experience |
- [V] deneyim kazanmak, tecrübe kazanmak
|
|
| for gain |
- [ADV] kâr için, kâr amaçlı
|
|
| gain a foothold |
|
|
| gain in weight |
- [N] şişmanlama, kilo alma
- [V] kilo almak, şişmanlamak
|
|
| gain over |
|
|
| gain strenght |
|
|
| gain time |
- [V] zaman kazanmak, vakit kazanmak
|
|
| gain value |
|
|
| gain wealth |
|
|
| gain (weight) |
{geın}
|
|
| gain a hearing |
- [V] söz hakkı almak, savunma hakkı kazanmak
|
|
| illicit gain |
|
|
| gain a bad reputation |
|
|
| gain speed |
- [V] hız kazanmak, hızlanmak
|
|
| gain weight |
- [V] kilo almak, şişmanlamak
|
|
| aerial gain |
anten kazancı |
|
|
|