Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
gorge Dinle! {gɔ:rdʒ}
  • [N] boğaz, gırtlak, oburluk, vadi, geçit
  • [V] tıka basa yemek, tıkınmak, tıka basa doldurmak
gorge i. iki dağ arasındaki geçit/boğaz.
gorge f.
gorge {f.} oburcasına çok veya çabuk yemek yemek, atıştırmak.
gorge {i.} koyak, vadi, iki dağ arasındaki geçit; oburcasına yutulan şey; su yolunu tıkayan birikinti; tiksinti.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
make one's gorge rise
  • [V] bulandırmak: midesini bulandırmak
my gorge rose
  • [PHR] midem kalktı, midem bulandı
gorge oneself
  • [V] tıka basa doymak
gorge o.s. on midesini {bir şey} ile tıka basa doldurmak.
gorge oneself on * midesini {bir şey} ile tıka basa doldurmak.
gorge oneself tıka basa doymak f.
make one's gorge rise midesini bulandırmak f.
my gorge rose midem kalktı, midem bulandı