Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
grasp Dinle! {græsp}
  • [N] tutma, sımsıkı tutma, kavrama, idrak, kabza, anlama
  • [V] kapmak, tutmak, yakalamak, kavramak, anlamak
grasp f.
1. sıkı tutmak; kavramak; yakalamak.
2. at kapmaya çalışmak.
3. kavramak, anlamak.

i.
1. kavrayış, anlayış.
2. pençe.
grasp {f.}, {i.} tutmak, yakalamak, kavramak; anlamak, idrak etmek, kavramak; {i.} yakalayış, tutma, kavrama; idrak, kavrama. grasp at yakalamayı denemek; istekle kabul etmek. grasp at a straw en ufak bir şeye ümit bağlamak, yılana sarılmak. grasp a nettle cesaretli davranmak. beyond ones grasp uzakta, elin erişemeyeceği yerde; kavranamaz, idrak edilemez .
grasp grasp gräsp Fiil * sıkı tutmak; kavramak; yakalamak. * [at] kapmaya çalışmak. * kavramak, anlamak. İsim * kavrayış, anlayış. * pençe.
grasp tutmak, yakalamak, kavramak; anlamak, idrak etmek,

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
within one's grasp
  • [ID] elin yetişebileceği uzaklıkta, elinin altında, el: elle tutulabilir
within the grasp of
  • [ID] yetkisi dahilinde, gücü dahilinde
grasp at
  • [V] atlamak, uzanmak, ümit bağlamak, seve seve kabul etmek
grasp in the hand
  • [V] avuçlamak
unclasp one's grasp
  • [V] elini bırakmak {toka}
be beyond s.o.´s grasp
1. birinin kavrayışının dışında olmak.
2. birinin elinden kurtulmuş olmak: They´re beyond his grasp now. O artık onlara dokunamaz.
3. birinin elde edemeyeceği bir şey olmak.
be in s.o.´s grasp birinin pençesine düşmüş olmak.
be within s.o.´s grasp
1. birinin kavrayışı içinde olmak.
2. birinin elde edebileceği bir şey gibi olmak.
escape from s.o.´s grasp birinin pençesinden kurtulmak.
get a grasp on o.s. kendine hâkim olmak, kendine gelmek.
grasp at straws k. dili uçan kuştan medet ummak.
grasp the nettle zor bir probleme çözüm yolu bulmak.
have a good grasp of -i iyi kavramak, -e iyice vâkıf olmak.
be beyond someone's grasp * birinin kavrayışının dışında olmak. * birinin elinden kurtulmuş olmak: They're beyond his grasp now. O artık onlara dokunamaz. * birinin elde edemeyeceği bir şey olmak.
be in someone's grasp * birinin pençesine düşmüş olmak.