İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| grasp |
{græsp}
- [N] tutma, sımsıkı tutma, kavrama, idrak, kabza, anlama
- [V] kapmak, tutmak, yakalamak, kavramak, anlamak
|
|
| grasp |
f. 1. sıkı tutmak; kavramak; yakalamak. 2. at kapmaya çalışmak. 3. kavramak, anlamak.
i. 1. kavrayış, anlayış. 2. pençe. |
|
| grasp |
{f.}, {i.} tutmak, yakalamak, kavramak; anlamak, idrak etmek, kavramak; {i.} yakalayış, tutma, kavrama; idrak, kavrama. grasp at yakalamayı denemek; istekle kabul etmek. grasp at a straw en ufak bir şeye ümit bağlamak, yılana sarılmak. grasp a nettle cesaretli davranmak. beyond ones grasp uzakta, elin erişemeyeceği yerde; kavranamaz, idrak edilemez . |
|
| grasp |
grasp
gräsp
Fiil
* sıkı tutmak; kavramak; yakalamak.
* [at] kapmaya çalışmak.
* kavramak, anlamak.
İsim
* kavrayış, anlayış.
* pençe. |
|
| grasp |
tutmak, yakalamak, kavramak; anlamak, idrak etmek, |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| |