Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
haul Dinle! {hɔ:l}
  • [N] çekme, çekici, çekilen balık miktarı, vurgun, haksız kazanç, yük, taşıma mesafesi
  • [V] çekmek, taşımak, ağ ile balık tutmak, yön değiştirmek
haul {f.}, {i.} çekmek, çekerek taşımak; taşımak; {den.} vira etmek, hisa etmek; yön değiştirmek, dönmek {rüzgâr veya gemi}; {i.} çekme, çekiş; bir ağda çıkarılan balıklar; bir seferde kazanılan şey veya miktar, parti; taşıma mesafesi; taşınııan şey. haul off ağır bir yumruk vurmak için kolu geriye atmak. haul over the coals azarlamak haşlamak. haul up çağırıp azarlamak; durmak. a fine haul bir defada ele geçen büyük parti. a long haul uzun taşıma mesafesi; uzun süren zor bir iş.
haul f.
1. çekmek.
2. taşımak.
3. den. vira etmek.
4. {rüzgâr/gemi} yön değiştirmek, dönmek.

i.
1. çekme, çekiş.
2. bir ağda çıkarılan balıklar.
3. taşıma uzaklığı.
4. taşınılan şey.
haul haul hôl Fiil * çekmek. * taşımak. nautical * vira etmek. * {rüzgâr, gemi} yön değiştirmek, dönmek. İsim * çekme, çekiş. * bir ağda çıkarılan balıklar. * taşıma uzaklığı. * taşınılan şey.
haul çekmek, çekerek taşımak; taşımak; {den.} vira etme