Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
high-pressure {,haı'preʃər}
  • [A] yüksek basınçlı, kararlı, azimli, güçlü, dinamik, zorlayıcı, enerjik
high-pressure i. yüksek basınç.

s.
1. zorla yapılan {satış}.
2. zorlayıcı.
high-pressure high-pres.sure hay'preş'ır İsim * yüksek basınç. Sıfat * zorla yapılan {satış}. * zorlayıcı.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
all-time high
  • [N] en yüksek seviye
atmospheric pressure
  • [N] atmosferik basınç, atmosfer basıncı
barometric pressure
  • [N] atmosfer basıncı, barometre basıncı
pressure cooker {'preʃər,kʋkər}
  • [N] düdüklü tencere
High Court
  • [N] yargıtay
deadline pressure
  • [N] zaman sınırı baskısı
of high degree
  • [ADV] yüksek dereceli, yüksek rütbeli
in high dudgeon
  • [N] hiddetli, tepesi atmış
hold in high esteem
  • [V] saygı: büyük saygı göstermek, büyük sevgi beslemek
hold in high estimation
  • [V] saygı: büyük saygı göstermek
high favor
  • [N] lütuf: büyük lütuf
in high feather
  • [A] keyfi yerinde
high fever
  • [N] ateş: yüksek ateş
high flier
  • [ID] gözü yükseklerde olan kimse
fluid pressure
  • [N] sıvı basıncı
fly high
  • [ID] gözü yükseklerde olmak, yüksekten uçmak
with a high hand
  • [ADV] zorbalıkla
high heel
  • [N] yüksek topuk
high Dinle! {haı}
  • [A] yüksek, yukarı, uyuşturucu almış, üst, büyük, şiddetli, aşırı, önemli, soylu, yüce, ileri, üstün, neşeli, sarhoş, uçmuş, esrarın etkisinde
  • [ADV] yüksekte, yükseğe, lüks içinde
  • [N] yüksek yer, yüksek basınçlı bölge, büyük vites, rekor, zirve, uçma, lise
getting high
  • [N] uçma