İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| his |
{hız}
|
|
| his |
zam. eril onunki; onun: I don´t want his. Onunkini istemiyorum. That dog´s his. O köpek onun. Take his outside. Onunkini dışarıya çıkar.
s. onun; kendi: It´s his car. Onun arabası. He likes his handwriting. Kendi elyazısını beğeniyor. |
|
| his |
s. {zam}., eril onun; zam onunki. |
|
| his |
his
hîz
Zamir, mascurine
* onunki; onun:
I don't want his.
Onunkini istemiyorum.
That dog's his.
O köpek onun.
Take his outside.
Onunkini dışarıya çıkar.
Sıfat
* onun; kendi:
It's his car.
Onun arabası.
He likes his handwriting.
Kendi elyazısını beğeniyor. |
|
| his |
{zam}, {eril} onun; {zam.} onunki. |
|
|
Türkçe » İngilizce  |
Yukarı  |
| his |
- [N] feeling, emotion, sense, sensation, feel, sentiment, chord, consciousness
|
|
| hiş |
,hişt, -ti colloq. Hey!/Look here! |
|
| his |
,-ssi 1. {a} feeling; {an} emotion. 2. sensation, feeling. 3. a sense {one of the five senses}.
__lerine kapılmak to be ruled by one´s emotions.
__ini vermek to give the impression that. |
|
| his |
his[si]
* {a} feeling; {an} emotion.
* sensation, feeling.
* a sense {one of the five senses}. |
|
| hiş |
·(see)
"hişt" |
|
|
|