Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
hope Dinle! {həʋp}
  • [N] ümit, umut, beklenti
  • [V] ummak, ümit etmek, beklemek, istemek, arzu etmek
hope i.

f. ümit, umut;

f. ümit etmek, ummak, beklemek. hopeless

s. ümitsiz; ümit vermeyen. hope chest çeyiz sandığı. hoping against hope ümidini kesmeyerek, güvenini sarsmayarak. in hopes ümidi ile.
hope i. ümit, umut.

f. ümit etmek, ummak.
hope hope hop İsim * ümit, umut. Fiil * ümit etmek, ummak.
hope ümit, umut; ümit etmek, ummak, beklemek. hopeless

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
bereft of hope
  • [A] umutsuz
Cape of Good Hope
  • [NPR] ümit: Ümit Burnu
faint hope
  • [N] uzak umut, bir parça umut
flicker of hope
  • [ID] ümit ışığı
forlorn hope
  • [N] boş ümit, ümitsiz girişim, fedailer takımı {savaş}
gleam of hope
  • [N] umut ışığı
a glimmer of hope
  • [N] umut ışığı
abandon hope of
  • [V] ümidini kesmek
give hope
  • [V] umut vermek
give up hope of
  • [V] ümidini kesmek
I hope you'll get better soon.
  • [PHR] geçmiş: Geçmiş olsun.
in the hope of
  • [PREP] ümidinde, ümidiyle, umut: umudu ile
past hope
  • [A] umutsuz, ümitsiz, umutların ötesinde
with the hope of
  • [PREP] ümidiyle
hope chest
  • [N] çeyiz sandığı
white hope
  • [N] geleceği parlak kimse, umut bağlanan kimse
a gleam of hope bir ümit ışığı.
a glimmer of hope bir ümit ışığı.
a ray of hope umut ışığı.
abandon hope ümidi kesmek.