İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| intermittent |
{,ıntər'mıtənt}
- [A] aralıklı, kesik kesik, gidip gelen
|
|
| intermittent |
{s.} arada kesilen, aralıklarla meydana gelen. intermittent fever {tıb.} belirli aralıklarla gelen ateş, sıtma. intermittence {i.} geçici olarak ara verme. intermittently {z.} zaman zaman durarak . |
|
| | |