| jar |
{dʒɑ:r}
- [N] kavanoz, bira bardağı, çatlak ses, gıcırtı, sarsılma, şok, kavga, didişme
- [V] gıcırdamak, gıcırdatmak, çatlak ses çıkarmak, kulak tırmalamak, uymamak, çatışmak, karşıt olmak, kavga etmek, didişmek, sarsmak, sarsılmak
|
|
| jar |
i. kavanoz. |
|
| jar |
{f.} {red ring} {i.} sarsmak; titretmek; sinirlendirmek; sinirine dokunmak, batmak; bozuk ve çatlak ses çıkartmak, ahenksiz ses çıkarmak; {i.} sarsıntı, şok; çatlak ses. on a jar on the jar hafifçe aralık. |
|
| jar |
{i.} kavanoz. |
|
| jar |
jar
car
Fiil (D) jarred, jarring
* kulak tırmalayıcı bir ses çıkarmak.
* zangırdatmak; zangırdamak.
* [{with}] {-e} ters düşmek, {ile} çatışmak.
* [on/upon] sinirlendirmek.
* sarsmak; sarsılmak.
İsim
* sarsıntı; şok.
* zangırtı. |
|
|