Sonuçlar

Türkçe » İngilizce Yukarı
karınca
  • [A] formic
  • [N] ant, pismire
karınca
1. ant.
2. blowhole {in a metal casting}.

karınca ağzı very small opening.

karınca asidi formic acid.

karınca belli wasp-waisted.

karıncayı bile incitmemek/ezmemek not to hurt an ant, to be very tenderhearted.

karıncaya binmek to go at a snail´s pace.

karınca duası gibi small or cramped and illegibly scrawly {handwriting}.

karınca ezmez very gentle and compassionate.

karınca kararınca/kaderince doing as much as one can {even if it´s only a little}.

karınca sürüsü swarm of ants.

karınca yuvası ant nest; anthill.

karınca yuvası gibi kaynamak {for a place} to teem or be swarming with people.
karınca * ant. * blowhole {in a metal casting}.
karınca ant
karınca ant

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
asker karınca
  • [N] policeman
beyaz karınca
  • [N] termite, soldier
işçi karınca
  • [N] nurse
karınca asidi
  • [N] formic acid, formalin
karınca bilimi
  • [N] myrmecology
zool.
karınca yuvası
  • [N] anthill, formicary
kraliçe karınca
  • [N] queen ant
atlı karınca
1. cockhorse.
kanatlı karınca * termite, white ant.
karınca belli * wasp-waisted.
karınca duası gibi * small or cramped and illegibly scrawly {handwriting}.
karınca ezmez * very gentle and compassionate.
karınca kaderince karınca kararınca/kaderince * doing as much as one can {even if it's only a little}.
karınca kararınca karınca kararınca/kaderince * doing as much as one can {even if it's only a little}.
karınca sürüsü * swarm of ants.
karınca yuvası * ant nest; anthill.
karınca yuvası gibi kaynamak * {for a place} to teem or be swarming with people.
karınca yiyen aardvark
karınca kuşu ant bird
karınca aslanı ant lion