Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
knee-jerk s. düşünmeden yapılan, tepke olarak yapılan.
knee-jerk knee-jerk ni'cırk Sıfat * düşünmeden yapılan, tepke olarak yapılan.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
I banged my knee.
  • [PHR] çarpmak: Dizimi çarptım.
clean and jerk
  • [N] silkme
jerk Dinle! {dʒɜ:rk}
  • [N] sarsıntı, ani hareket, refleks, kasılma, pislik, ahmak, iğrenç tip, aşağılık kimse, soda makinesi, kola makinesi
  • [V] sarsmak, silkmek, çekivermek, sarsılmak, titremek, sıçramak, kurutmak: eti dilimleyip güneşte kurutmak
give a jerk
  • [V] sarsmak, silkmek
put a jerk in it
  • [V] çabuk olmak, acele etmek
with a jerk
  • [ADV] sarsarak, silkerek
jerk off
  • [V] mastürbasyon yapmak, otuzbir çekmek
jerk oneself free
  • [V] zorla ayrılmak
knee Dinle! {ni:}
  • [N] diz, dirsek şeklinde parça
  • [V] diz ile vurmak
bend the knee
  • [V] diz çökmek, boyun eğmek, yola gelmek
knee bend {'ni:bend}
  • [N] diz çökme
knee bending
  • [N] diz çökme
knee-breeches {ni:'bri:tʃız}
  • [N] pantolon: kısa pantolon
knee-deep Dinle! {,ni:'di:p}
  • [A] diz boyu, dizlerine kadar batmış
knee-high Dinle! {,ni:'haı}
  • [A] diz boyu, dize kadar
knee jerk {'ni:dʒɜ:rk}
  • [N] diz refleksi
knee-joint {'ni:dʒɔınt}
  • [N] diz eklemi
knee-length {'ni:,leŋkɵ}
  • [A] diz boyu
knee-length skirt
  • [N] diz boyu etek
knee pad {'ni:,pæd}
  • [N] dizlik