Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
leading Dinle! {'li:dıŋ}
  • [A] önde olan, başlıca, ana, önemli, ileri gelen
leading {i.}, {s.} yol gösterme, rehberlik; ima; {s.} önde olan, yol gösteren, rehber olan. leading article {İng.} başmakale. leading lady piyeste başrolü oynayan kadın. leading man başrolü oynayan erkek. leading question belirli bir cevabı gerektiren soru.