İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| leaf |
{li:f}
- [N] yaprak, sayfa, kanat {masa}, folyo
|
|
| leaf |
{i.} {çoğ. leaves} {f.} yaprak, varak; tütün veya çay yaprağı; ince madeni varak; açılıp kapanan masanın eğreti tahtası; {f.} yaprak vermek, yapraklanmak. leaf blight yapraklara arız olan hastalık. leaf bud yaprak tomurcuğu. leaf mold yaprak gübresi, yaprak çürüğü. leaf spring {oto.} yaprak yay. leaf stalk yaprak sapı. in leaf yapraklanmış. take a leaf out of a persons book birini taklit etmek. turn over a new leaf hayatını daha iyi bir yola koymak, yeniden başlamak. leaf through kitaba göz gezdirmek. leafiness {i.} çok yapraklı olma. leafy {s.} yaprağı çok, yapraklı. |
|
| leaf |
i. {çoğ. leaves} 1. yaprak. 2. ince madeni tabaka. 3. {masada} kanat.
f. yaprak vermek, yapraklanmak. |
|
| leaf |
leaf
lif
İsim C)leaves
* yaprak.
* ince madeni tabaka.
* {masada} kanat.
Fiil
* yaprak vermek, yapraklanmak. |
|
| leaf |
{çoğ.} leaves} yaprak, varak; tütün veya çay yapr |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
|