Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
let Dinle! {let}
  • [N] kiraya verme, kiraya verilmiş mülk, let, teniste yeniden servis atma nedeni, engel
  • [V] bırakmak, izin vermek, meydan vermek, ses çıkarmamak, kiraya vermek, vermek, ihale etmek, kiraya verilmek, dirmek: -dirmek, dürmek: -dürmek
let f. {let,

__ting}
1. izin vermek: Let him through. Geçmesine izin verin.
2. İng. kiraya vermek.
3. -elim, -sin, -sinler {birinci/üçüncü şahıs emir kipi}: Let´s go. Gidelim.
let f. {let, letting} izin vermek, müsaade etmek; by, through, in ile geçmesine, gitmesine veya gelmesine müsaade etmek; kontrata bağlamak; yardımcı fiil olarak --eyim, -elim, -sin, -sinler {birinci veya üçüncü şahıs emir kipi}; kiraya vermek. let alone, let be karışmamak, haline bırakmak. Honesty, let alone honor, was not in him. Şeref şöyle dursun, onda doğruluk namına bir şey yoktu. Let be. Öyle kalsın. Dokunma. Bozma. let blood kan akıtmak, hacamat etmek. let down indirmek; boşa çıkarmak, hayal kırıklığına uğratmak. let down ones hair samimi davranmak {hanımlar}. let fall düşürmek. let fly salıverip uçurmak; top veya tüfek atmak. let go bırakmak, koyuvermek; serbest bırakmak. let him down gently yavaş yavaş alıştırarak hayal kırıklığına uğratmak. let in kapıyı açıp içeriye almak. let loose serbest bırakmak {köpek veya deli}. let off cezasını affetmek, cezasını hafifletmek, işten çıkarmak; dışarı vermek. let on sırrı başkasına söylemek, sırrı ifşa etmek. let oneself go duygularına serbestçe yol vermek; çekinmeden konuşmak veya gülmek,taşkınlık yapmak. let oneself in anahtar ile kapıyı açıp içeriye girmek. let out dışarıya bırakmak, koyvermek, kaçmasına müsaade etmek; gevşetmek, genişletmek. let slide vazgeçmek, haline bırakmak. let slip kaçırmak, elinden kaçırmak. let the cat out of the bag sırrı meydana çıkarmak. let up yumuşamak, sertliğini kaybetmek. let well enough alone olanla yetinmek. Let x equal 2y. Xin 2ya eşit oldugunu farze- delim. to let kiralık.
let sonek -cik, küçültme ifade eder: kinglet kralcık.
let i. eski mania, engel; tenis oyuna başlarken topun hafifçe ağa dokunarak geçmesi, let. without let or hindrance hiç bir engelle karşılaşmadan.

Türkçe » İngilizce Yukarı
let
  • [N] let