İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| alike |
{ə'laık}
- [A] benzer, aynı, benzeyen, farksız
- [ADV] benzer şekilde, fark gözetmeden
|
|
| look alike |
|
|
| alike |
s. birbirine benzer: We´re alike in many ways. Birçok bakımdan birbirimize benziyoruz.
z. 1. eşit bir şekilde: Treat them alike. Onlara eşit bir şekilde davran. 2. hem ..., hem ...: rich and poor alike hem zenginler, hem fakirler. |
|
| alike |
s.
z. benzer, aynı;
z. birbirinin aynı olarak, farksızca. |
|
| alike |
benzer |
|
| Share and share alike |
eşit bir şekilde paylaşmak. |
|
| alike |
a.like
ılayk'
Sıfat
* birbirine benzer:
We're alike in many ways.
Birçok bakımdan birbirimize benziyoruz.
Zarf
* eşit bir şekilde:
Treat them alike.
Onlara eşit bir şekilde davran.
* hem ..., hem ...:
rich and poor alike
hem zenginler, hem fakirler. |
|
| alike |
benzer, aynı; birbirinin aynı olarak, farksızca. |
|
| alike |
adv.benzer olarak:adj.benzer |
|
| look alike |
benzer |
|
| alike |
benzer |
|
| alike |
aynı |
|
| alike |
benzer |
|
| alike |
benzer/aynı şekilde |
|
| alike |
benzer, aynı, benzeyen, farksız |
s. |
| look alike |
benzemek |
s. |
| alike |
benzer |
[tech.] |
|
|