| redundant |
{rı'dʌndənt}
- [A] ihtiyaç fazlası, gereğinden fazla, lüzumsuz, işten çıkarılmış, gereksiz, anlama katkısı olmayan, lâf kalabalığı olan
|
|
| make smb redundant |
- [V] personel fazlası nedeniyle işten atmak
|
|
| make redundant |
1. işten çıkarmak. 2. gereksiz kılmak. |
|
| redundant |
{s.} gerekenden fazla olan; fazla sözle ifade edilmiş, ağdalı; {İng.} işinden çıkarılan. redundantly {z.} gerekenden fazla olarak; ağdalı olarak. |
|
| redundant |
s. 1. gerekenden fazla olan, gereksiz. 2. fazla sözle ifade edilmiş, ağdalı. 3. İng. işinden çıkarılan. |
|
| redundant |
{s.} gerekenden fazla olan; fazla sözle ifade edilmiş, ağdalı; {İng.} işinden çıkarılan. redundantly {z.} gerekenden fazla olarak; ağdalı olarak. |
|
| redundant |
s. 1. gerekenden fazla olan, gereksiz. 2. fazla sözle ifade edilmiş, ağdalı. 3. İng. işinden çıkarılan. |
|
| redundant |
artık |
|
| Redundant Array of Indentical Disks (RAID) |
Fazladan Eş Disk Dizisi |
|
| redundant code |
artıklı kod |
|
| redundant constraint |
artık kısıt |
|
| redundant information |
artık bilgi |
|
| make redundant |
* işten çıkarmak.
* gereksiz kılmak. |
|
| redundant |
re.dun.dant
rîd^n'dınt
Sıfat
* gerekenden fazla olan.
* fazla sözle ifade edilmiş, ağdalı.
British
* işinden çıkarılan. |
|
| redundant |
gerekenden fazla olan; fazla sözle ifade edilmiş, |
|
| redundant |
gereksiz |
|
| redundant code |
artık kod |
|
| redundant |
fazlalık |
|
| redundant |
gereksiz |
|
| redundant |
lüzumsuz |
|