Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
non-redundant artıksız
non-redundant artıksız
non-redundant artıksız
non-redundant artıksız [elec.]

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
redundant Dinle! {rı'dʌndənt}
  • [A] ihtiyaç fazlası, gereğinden fazla, lüzumsuz, işten çıkarılmış, gereksiz, anlama katkısı olmayan, lâf kalabalığı olan
make smb redundant
  • [V] personel fazlası nedeniyle işten atmak
make redundant
1. işten çıkarmak.
2. gereksiz kılmak.
redundant {s.} gerekenden fazla olan; fazla sözle ifade edilmiş, ağdalı; {İng.} işinden çıkarılan. redundantly {z.} gerekenden fazla olarak; ağdalı olarak.
redundant s.
1. gerekenden fazla olan, gereksiz.
2. fazla sözle ifade edilmiş, ağdalı.
3. İng. işinden çıkarılan.
redundant {s.} gerekenden fazla olan; fazla sözle ifade edilmiş, ağdalı; {İng.} işinden çıkarılan. redundantly {z.} gerekenden fazla olarak; ağdalı olarak.
redundant s.
1. gerekenden fazla olan, gereksiz.
2. fazla sözle ifade edilmiş, ağdalı.
3. İng. işinden çıkarılan.
redundant artık
Redundant Array of Indentical Disks (RAID) Fazladan Eş Disk Dizisi
redundant code artıklı kod
redundant constraint artık kısıt
redundant information artık bilgi
make redundant * işten çıkarmak. * gereksiz kılmak.
redundant re.dun.dant rîd^n'dınt Sıfat * gerekenden fazla olan. * fazla sözle ifade edilmiş, ağdalı. British * işinden çıkarılan.
redundant gerekenden fazla olan; fazla sözle ifade edilmiş,
redundant gereksiz
redundant code artık kod
redundant fazlalık
redundant gereksiz
redundant lüzumsuz