| offset |
{'ɒfset, 'ɔ:fset}
- [N] bedel, karşılık, denkleştirme, dal, kol, uzantı, çıkıntı, dirsek {boru}, ofset baskı
|
|
| offset |
{,ɒf'set}
- [V] denkleştirmek, dengelemek, dirsek takmak {boru}, dallanmak, ofset baskı yapmak
|
|
| offset |
f. {-set} denge meydana getirmek: karşılığı ile denkleştirmek; boruya dirsek koymak; ofset usulü basmak; dallanmak. |
|
| offset |
i. daldırma dal, fışkırma dal, piç fidan; bir aile veya ırk kolu; bir dağ sırasının ovaya uzanan burnu; mim. duvar kalınlığının azaldığı yerde meydana gelen raf gibi düz çıkıntı; mak. engeli aşması için bir boruya konulan dirsek; ana çizgiden dikey olarak ölçülen kısa mesafe; matb. ofset usulü. |
|
| offset |
f. {off.set,
__ting} 1. telafi etmek, karşılamak; dengelemek. 2. ofset basmak.
i. matb. ofset. |
|
|