Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
offset Dinle! {'ɒfset, 'ɔ:fset}
  • [N] bedel, karşılık, denkleştirme, dal, kol, uzantı, çıkıntı, dirsek {boru}, ofset baskı
offset Dinle! {,ɒf'set}
  • [V] denkleştirmek, dengelemek, dirsek takmak {boru}, dallanmak, ofset baskı yapmak
offset f. {-set} denge meydana getirmek: karşılığı ile denkleştirmek; boruya dirsek koymak; ofset usulü basmak; dallanmak.
offset i. daldırma dal, fışkırma dal, piç fidan; bir aile veya ırk kolu; bir dağ sırasının ovaya uzanan burnu; mim. duvar kalınlığının azaldığı yerde meydana gelen raf gibi düz çıkıntı; mak. engeli aşması için bir boruya konulan dirsek; ana çizgiden dikey olarak ölçülen kısa mesafe; matb. ofset usulü.
offset f. {off.set,

__ting}
1. telafi etmek, karşılamak; dengelemek.
2. ofset basmak.

i. matb. ofset.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı