| ordinary |
{'ɔ:rdə,nerı}
- [A] bayağı, sıradan, alelâde, tipik, olağan, normal, alışılagelmiş, adi
- [N] alışılmış şey, olağan şey, yetkili makam, orta halli yemek (Brit.), lokanta (Brit.), değişmez kurallar {katolik kilisesi}
|
|
| ordinary |
s. 1. sıradan, alelade: an ordinary house sıradan bir ev. 2. olağan, alışılmış, her zamanki, normal, tipik: his ordinary way of speaking her zamanki konuşma biçimi. 3. huk. doğal {hak}.
i. alışılmış şey. |
|
| ordinary |
s.
i. adi, alışılmış, alelade, bayağı, usule göre; huk. doğal, tabii {hak};
i. alışılmış şey; Katolik kilisesinde ayinin değişmez kısmı. ordinarily
z. genellikle, çoğunlukla. ordinariness
i. bayağılık. out of the ordinary adi olmayan, olağan dışı. |
|
| ordinary |
or.di.nar.y
ôr'dıneri
Sıfat
* sıradan, alelade:
an ordinary house
sıradan bir ev.
* olağan, alışılmış, her zamanki, normal, tipik:
his ordinary way of speaking
her zamanki konuşma biçimi.
Hukuk
* doğal {hak}.
İsim
* alışılmış şey. |
|
| ordinary |
adi, alışılmış, alelade, bayağı, usule göre; {huk. |
|
|