ingilizce sözlük
İngilizce - Türkçe Sözlük
www.ingilizce-sozluk.net
Online İngilizce - Türkçe Sözlük, İngilizce Sözlük, İngilizce Çeviri
Menü
Türkçe
İngilizce
Anasayfa
Son Aranan Kelimeler
En Çok Aranan Kelimeler
Araçlar
İletişim
Sonuçlar
İngilizce » Türkçe
Yukarı
passport
{'pæspɔ:rt}
[N]
pasaport, giriş izni
passport
i.
pasaport; bir memleketin karasularına girmek veya çıkmak için bir gemiye verilen izin kâğıdı; giriş vesilesi.
passport
i.
pasaport.
passport
pass.port päs'pôrt İsim * pasaport.
passport
pasaport; bir memleketin karasularına girmek veya
İngilizce » Türkçe
İlişkili Sonuçlar
Yukarı
I can't find my passport anywhere.
[PHR]
bulmak: Pasaportumu hiçbir yerde bulamıyorum.
Is my passport necessary?
[PHR]
gerekli: Pasaportum gerekli mi?
Can I see your passport please?
[PHR]
pasaport: Pasaportunuzu görebilir miyim lütfen?
Do you need my passport?
[PHR]
pasaport: Pasaportuma ihtiyacınız var mı?
Here's my passport.
[PHR]
pasaport: Buyurun pasaportum.
May I see your passport, please?
[PHR]
pasaport: Pasaportunuzu görebilir miyim?
We have a joint passport.
[PHR]
pasaport: Birleşik pasaportumuz var.
Your passport please.
[PHR]
pasaport: Pasaportunuz lütfen.
passport control
[N]
pasaport kontrolü
passport inspection
[N]
pasaport kontrolü
Would you please stamp my passport?
[PHR]
damga: Pasaportuma lütfen damga vurur musunuz?
can i see your passport please
pasaportunuzu görebilir miyim lütfen
do you need my passport
pasaportuma ihtiyacınız var mı
here's my passport
buyurun pasaportum.
i can't find my passport anywhere
pasaportumu hiçbir yerde bulamıyorum.
is my passport necessary
pasaportum gerekli mi
may i see your passport, please
pasaportunuzu görebilir miyim
passport control
pasaport kontrolü
passport inspection
pasaport kontrolü
i.
we have a joint passport
birleşik pasaportumuz var.