Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
phrase Dinle! {freız}
  • [N] deyiş, ifade, tabir, anlatım tarzı, sözcük grubu, cümle parçası, birkaç sözcükten oluşan ifade, melodinin bir bölümünü oluşturan kısa parça
  • [V] sözcük seçerek anlatmak, uygun sözcük ve cümlelerle ifade etmek, melodiyi ayrıştırarak çalmak
phrase i.

f. ibare; deyim, tabir; müz. cümle; seri halinde dans figürü;

f. uygun cümle veya kelimelerle ifade etmek; müz. bir parçayı cümlelemek. phrase book hazır cümle kitabı. phrasemongeri. süslü cümleler kullanan kimse. prepositional phrase edat ile başlayan ibare.
phrase i.
1. ibare.
2. deyim, tabir.
3. müz. cümle.

f.
1. cümle veya sözcüklerle anlatmak.
2. müz. {bir parçayı} cümlelemek.
phrase tümcecik
phrase phrase freyz İsim * ibare. * deyim, tabir. music * cümle. Fiil * cümle veya sözcüklerle anlatmak. music * {bir parçayı} cümlelemek.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
adverbial phrase
  • [N] zarf niteliğindeki ifade
catch-phrase {'kætʃ,freız}
  • [N] slogan
as the phrase goes
  • [ADV] denir ya, tabiri caizse
turn a phrase
  • [V] güzel ifade etmek
phrase book {'freızbʋk}
  • [N] sözcük grupları kitabı
stock phrase
  • [N] beylik söz, basmakalıp söz
phrase book yabancı dil kılavuzu.
prepositional phrase edat ve isimden oluşan söz öbeği.
Speed up phrase searching Tümcecik aramayı hızlandır
turn a neat phrase hoş bir üslupla yazmak.
turn of phrase anlatım tarzı, üslup.
phrase book * yabancı dil kılavuzu.