| ransom |
{'rænsəm}
- [N] fidye, fidye ile kurtulma, kefaret
- [V] fidye verip kurtarmak, fidye karşılığı bırakmak, günahını bağışlatmak
|
|
| ransom |
i. 1. fidye, kurtulmalık. 2. fidye ile kurtarma.
f. 1. fidye ile kurtarmak. 2. fidye alarak serbest bırakmak. |
|
| ransom |
{i.}, {f.} fidye, fidye ile serbest bırakılma; {f.} fidye ile kurtarmak; fidye alarak serbest bırakmak. |
|
| ransom |
i. 1. fidye, kurtulmalık. 2. fidye ile kurtarma.
f. 1. fidye ile kurtarmak. 2. fidye alarak serbest bırakmak. |
|
| ransom |
{i.}, {f.} fidye, fidye ile serbest bırakılma; {f.} fidye ile kurtarmak; fidye alarak serbest bırakmak. |
|
|