Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
re-collect {,rekə'lekt}
  • [V] yeniden toplamak, toparlamak

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
collect call
  • [N] arama: ödemeli arama, telefon: ödemeli telefon
I want to make a collect call.
  • [PHR] arama: Ödemeli arama yapmak istiyorum.
collect Dinle! {kə'lekt}
  • [A] ödemeli
  • [ADV] ödemeli
  • [V] bir araya getirmek, biriktirmek, koleksiyon yapmak, toparlamak, derlemek, toplamak, uğrayıp almak, almak, tahsil etmek, toplanmak, birikmek
collect Dinle! {'kɒlekt}
  • [N] ayinlerde okunan kısa dua
collect money
  • [V] para toplamak
collect oneself
  • [V] kendini toplamak, kendine gelmek, toparlanmak
collect one's thoughts
  • [V] kafasını toparlamak
re-collect oneself
  • [V] kendini toplamak
collect f.
1. toplamak; biriktirmek; derlemek; toparlamak; devşirmek; toplanmak; birikmek: He collects stamps. Pul biriktiriyor. They don´t collect trash on Saturdays. Cumartesi günleri çöp toplamıyorlar. Let me collect my papers. Kâğıtlarımı toparlayayım. They went out to the orchard and collected some pears. Bahçeye çıkıp armut devşirdiler. We´re collecting proverbs. Atasözü derliyoruz. A lot of dust has collected on this couch. Bu kanepenin üstünde epey toz birikti.
2. {gidip/gelip} almak: He has to collect his salary. Gidip maaşını alması lazım. He´ll collect you at six. Seni altıda alacak.
3. {para} toplamak, {borç/vergi} tahsil etmek.

s.

z. ödemeli. Send it collect. Ödemeli gönderin.
collect f.s.

z. toplamak; koleksiyon yapmak, biriktirmek; tahsil etmek, almak {vergi}; kendine gelmek, anlamak, idrak etmek; toplanmak, birikmek; koleksiyon haline gelmek;

s.

z. ödemeli. colleet call ödemeli telefon konuşması.collect oneself kendini toplamak. Send it collect ödemeli gönderin. collectable, collectible

s. toplanllabilir, tahsil olunabilir.
collect call ödemeli telefon konuşması.
collect call ödemeli telefon konuşması.
collect call ödemeli çağrı
collect call ödemeli çağrı
collect o.s. kendini toparlamak.
collect one´s thoughts kafasını toplamak.
collect col.lect kılekt' Fiil * toplamak; biriktirmek; derlemek; toparlamak; devşirmek; toplanmak; birikmek: He collects stamps. Pul biriktiriyor. They don't collect trash on Saturdays. Cumartesi günleri çöp toplamıyorlar. Let me collect my papers. Kâğıtlarımı toparlayayım. They went out to the orchard and collected some pears. Bahçeye çıkıp armut devşirdiler. We're collecting proverbs. Atasözü derliyoruz. A lot of dust has collected on this couch. Bu kanepenin üstünde epey toz birikti. * almak: I've got to go in to collect my salary and my mail. Maaş ve postamı almaya gitmem lazım. He'll collect you at six. Seni altıda alacak. * {para} toplamak, {borç, vergi} tahsil etmek. Sıfat, adverb * ödemeli.
collect call * ödemeli telefon konuşması.
collect one's thoughts * kafasını toplamak.
collect oneself * kendini toparlamak.