Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
riot Dinle! {'raıət}
  • [N] isyan, ayaklanma, karışıklık, kargaşa, patırtı, velvele, şamata, alem, cümbüş
  • [V] kargaşaya yol açmak, azıtmak, ayaklanmak, başkaldırmak, mest olmak
riot i.

f. gürültü, patırtı, velvele, şamata, hengâme; kargaşalık; baş kaldlrma,isyan, ayaklanma; cümbüş, eğlenti;

f. gürültü etmek; ayaklanmak, isyan etmek. Riot Act eskiden İngilterede on iki veya daha fazla kimse isyan çıkarmak maksadıyle toplanıp da dağılma emrine uymayınca onları suçlu tutan kanun; k.h. şiddetli azar. read the riot act azarlamak. riot gun nöbetçilikte veya ayaklananlara karşı kullanllan kısa namlulu tüfek. riot squad toplum polisi ekibi. run riot fig. gemi azıya almak; dal budak salıp her yeri sarmak {bitki}.
riot i.
1. kargaşa, karışıklık, ayaklanma.
2. cümbüş, eğlenti.

f. kargaşa çıkarmak, ayaklanmak.
riot i.

f. gürültü, patırtı, velvele, şamata, hengâme; kargaşalık; baş kaldlrma,isyan, ayaklanma; cümbüş, eğlenti;

f. gürültü etmek; ayaklanmak, isyan etmek. Riot Act eskiden İngilterede on iki veya daha fazla kimse isyan çıkarmak maksadıyle toplanıp da dağılma emrine uymayınca onları suçlu tutan kanun; k.h. şiddetli azar. read the riot act azarlamak. riot gun nöbetçilikte veya ayaklananlara karşı kullanllan kısa namlulu tüfek. riot squad toplum polisi ekibi. run riot fig. gemi azıya almak; dal budak salıp her yeri sarmak {bitki}.
riot i.
1. kargaşa, karışıklık, ayaklanma.
2. cümbüş, eğlenti.

f. kargaşa çıkarmak, ayaklanmak.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
race riot
  • [N] ırkçılık nedeniyle çatışma, ırk ayrımı sonucu olan karışıklık
read the riot act to
  • [ID] uyarmak: davranışlarına dikkat etmesi konusunda uyarmak, söylemek: ayağını denk almasını söylemek, çıkışmak
run riot
  • [ID] azmak, azıtmak, taşkınlık yapmak, kural tanımamak, ele avuca sığmamak, dal budak salmak, her yeri kaplamak {bitki}
riot act
  • [N] isyancıların dağılmaları konusunda uyaran kanun
riot of colors
  • [N] renk cümbüşü
read s.o. the riot act k. dili birine dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek, birini sert bir şekilde azarlamak.
read s.o. the riot act k. dili birine dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek, birini sert bir şekilde azarlamak.
run riot
1. deli gibi koşup bağırmak.
2. {bitki} azmak, dal budak salıp her yeri sarmak.
run riot
1. deli gibi koşup bağırmak.
2. {bitki} azmak, dal budak salıp her yeri sarmak.
She´s a riot! k. dili O bir âlem!/Çok matrak biri o!
read the riot act to * -i azarlamak.
run riot * gemi azıya almak. * {bitki} dal budak salıp her yeri sarmak.
race riot ırkçılık nedeniyle çatışma, ırk ayrımı sonucu olan karışıklık
read the riot act to davranışlarına dikkat etmesi konusunda uyarmak, ayağını denk almasını söylemek, çıkışmak
riot act isyancıların dağılmaları konusunda uyaran kanun
riot of colors renk cümbüşü i.
run riot azmak, azıtmak, taşkınlık yapmak, kural tanımamak, ele avuca sığmamak, dal budak salmak, her yeri kaplamak {bitki}