Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
settlement Dinle! {'setlmənt}
  • [N] anlaşma, uzlaşma, barışma, çözümleme, halletme, yatıştırma, ödeme, ödeşme, hesaplaşma, tasfiye, evlilik sözleşmesi, yerleşme, iskân, yerleştirme, yerleşim yeri, ev, koloni, köy, nafaka bağlama, bağlanan gelir, sosyal dayanışma örgütü
settlement {i.} yerleşme, oturma; kararlaştırma; halletme; hesap görme; duvarın veya toprak setin biraz çöküp oturması; yeni sömürge; yeni iskan edilmiş yer; ev, mesken; {huk.} irat bağlama. settiement house şehrin fakir semtlerinde kurulan yardım yurdu.
settlement i.
1. yerleştirme; iskân; yerleşme.
2. {iskân edilerek oluşturulan} köy.
3. çökelme.
4. {binada oluşan} tasman, oturma.
5. {anlaşmazlığı/davayı} halletme.
6. hesabı kapatma; hesabı kapatmak için ödenen para.
7. {birine} {bir şeyi} bırakma/bağışlama; {birine} {bir şeyi} bırakma/bağışlama belgesi; bırakılan/bağışlanan şey/şeyler.
settlement set.tle.ment set'ılmınt İsim * yerleştirme; iskân; yerleşme. * köy. * çökelme. * {binada oluşan} tasman, oturma. * {anlaşmazlığı, davayı} halletme. * hesabı kapatma; hesabı kapatmak için ödenen para. * {birine} {bir şeyi} bırakma/bağışlama; {birine} {bir şeyi} bırakma/bağışlama belgesi; bırakılan/bağışlanan şey/şeyler.
settlement yerleşme, oturma; kararlaştırma; halletme; hesap g

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
day of settlement
  • [N] hesaplaşma günü
pioneering settlement
  • [N] koloni: yeni koloni
settlement day
  • [N] işletme hesap dönemi son günü
compact settlement bitişik yerleşim
dispersed settlement dağınık yerleşme
day of settlement hesaplaşma günü i.
pioneering settlement yeni koloni i.
settlement day işletme hesap dönemi son günü i.
compact settlement bitişik yerleşim [tech.]
dispersed settlement dağınık yerleşme [tech.]