| skirt |
{skɜ:rt}
- [N] etek, eteklik, eksik etek, kenar, kenar mahalle, varoş
- [V] kenarından geçmek, kenarını bastırmak, etek ile örtmek, değinmemek, baştan savmak
|
|
| skirt |
i.
f. etek; eteklik; semerin sarkık yan tarafı: kenar; {argo} kız;
f. eteklik ile örtmek; kenarında olmak, kenar olmak; kenarından geçip gitmek, kenarda oturmak; baştan savmak, kaytarmak. skirt dance geniş ve uzun eteklikle edilen dans. skirting board ing. süpürgelik {duvar kenarlarında}. the skirts of the city şehrin etekleri. |
|
|