Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
sovereign Dinle! {'sɒvərın}
  • [A] yüce, egemen, iktidardaki, mutlâk, bağımsız, büyük: çok büyük, mükemmel, etkili {ilaç}, birebir {ilaç}
  • [N] hükümdar, padişah, kral, egemen güç, iktidardaki parti, bağımsız ülke, İngiliz altın lirası
sovereign s.

i. âlâ, en yüksek; şahane; mutlak, bağımsız, müstakil; hükümdarca; çok tesirli {ilâç};

i. hükümdar, kral, imparator; altın ingiliz lirası. sovereignly

z. mutlak surette; hâkimane.