İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| sparing |
{'speərıŋ}
- [A] tutumlu, idareli, az kullanan
- [N] kaçınma, idare
|
|
| sparing |
s. idareli, tedbirli; merhametli, vicdanlı. sparingly
z. tedbirli olarak sparingness
i. tedbir, ihtiyat, idare. |
|
| sparing |
s. |
|
| sparing |
spar.ing
sper'îng
Sıfat
·(bakınız)
"be sparing in"
"be sparing with" |
|
| sparing |
idareli, tedbirli; merhametli, vicdanlı. sparingly |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| be sparing of |
- [V] tutumlu olmak, idareli kullanmak
|
|
| be sparing in/with |
{bir şeyi} çok az yapmak/kullanmak, esirgemek: Don´t be sparing with the butter! Tereyağını esirgeme! He´s sparing in his praise. Çok az över. |
|
| be sparing in |
* {bir şeyi} çok az yapmak veya kullanmak, esirgemek:
He's sparing in his praise.
Çok az över. |
|
| be sparing with |
* {bir şeyi} çok az yapmak veya kullanmak, esirgemek:
He's sparing in his praise.
Çok az över. |
|
| be sparing of |
tutumlu olmak, idareli kullanmak |
f. |
|
|