İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| steal |
{sti:l}
- [N] hırsızlık, çalıntı eşya, kelepir eşya
- [V] çalmak, aşırmak, hırsızlama yapmak, çaktırmadan yapmak, hırsızlık yapmak, gizlice koymak, sessizce hareket etmek
|
|
| steal |
f. {stole, stolen}
i. çalmak, aşırmak, {slang} yürütmek; çaktırmadan almak; gizlice yapmak; gizlice hareket etmek; gizlice ve yavaş yavaş gitmek; {beysbol} bir kaleden diğerine ustalıkla koşmak; hırsızlık etmek;
i. çalma, hırsızlık;çalınmış şey;{beysbol} ustalıkla başka bir kaleye ulaşma; {argo} kelepir; hileli alışveriş. steal a look çaktırmadan bakmak. steal a march on one başkasından evvel bir hedefe gizlice ulaşmak. steal away yavaşça savuşmak, çaktırmadan geçmek steal ones thunder başkasına galebe çalmak. |
|
| steal |
f. {stole, sto.len} 1. çalmak, aşırmak; hırsızlık etmek: He stole all the money. Paranın hepsini çaldı. 2. {bir şeyi} gizlice veya dikkati çekmeden yapmak: He stole into the room. Hırsızlama odaya girdi. She stole a glance at them. Onlara hırsızlama bir bakış attı.
i. k. dili kelepir. |
|
| steal |
steal
stil
Fiil (D) stole, stolen
* çalmak, aşırmak; hırsızlık etmek.
* {bir şeyi} gizlice veya dikkati çekmeden yapmak:
She stole a glance at them.
Onlara hırsızlama bir bakış attı.
İsim, colloquial
* kelepir. |
|
| steal |
{stole, stolen} çalmak, aşırmak, {slang} yürütmek |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| steal away |
|
|
| steal into |
- [V] sessizce girmek, gizlice sokulmak, gizlice koymak
|
|
| steal over |
- [V] esiri olmak {duygu}, üzerinden atamamak
|
|
| steal a kiss from |
k. dili {birinin} itiraz etmesine hiç vakit bırakmadan öpüvermek. |
|
| steal s.o.´s thunder |
k. dili {kazara/kasten} {birinden} önce davranarak onun beklediği ilgi, övgü v.b.´ni kendisinden çalmış gibi olmak/çalmak. |
|
| steal a kiss from |
* {birinin} itiraz etmesine hiç vakit bırakmadan öpüvermek. |
|
| steal someone's thunder |
* {kazara veya kasten} {birinden} önce davranarak onun beklediği ilgi, övgü v.b.'ni kendisinden çalmış gibi
olmak veya çalmak. |
|
| steal away |
sessizce sıvışmak |
|
| steal into |
sessizce girmek, gizlice sokulmak, gizlice koymak |
|
| steal over |
esiri olmak {duygu}, üzerinden atamamak |
f. |
|
|