Sonuçlar

Türkçe » İngilizce Yukarı
sıradan
  • [A] ordinary, common, regular, unexceptional, banal, routine, workaday, average, blah, casual, common or garden, commonplace, copybook, cut-and-dried, exoteric, hackneyed, mediocre, nondescript, prosaic, quotidian, run-of-the-mill, small, straight
  • [ADV] casually
  • [N] hack
sıradan
1. ordinary. common. regular. unexceptional. banal. routine. workaday. average. blah. casual. common or garden. commonplace. copybook. cut and dried. exoteric. hackneyed. mediocre. nondescript. prosaic. quotidian. run-off-the-mill. small. straight. casu.
2. average. banal. common. commonplace. humble. humdrum. low. measly. menial. mundane. nondescript. ordinary. pedestrian. regular. simple. spartan. uncoloured. undistinguished. unsophisticated. workaday. of a sort. small-time.
sıradan * ordinary; middling, mediocre, run-of-the-mill.
sıradan humdrum
sıradan average

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
sıradan adam
  • [N] everyman
sıradan biçimde
  • [ADV] commonly
sıradan çıkmak
  • [V] fall out
sıradan görünümlü
  • [A] common looking
sıradan ifade
  • [N] cliche, rubber stamp
sıradan insanlar
  • [N] ruck
sıradan insanlardan ayrılmak
  • [V] ruck: rise out of the ruck
sıradan işler
  • [N] routine
sıradan konuları işleme
  • [N] bathos
sıradan olay
  • [N] common event
sıradan tip
  • [N] Jones
sıradan ve klişe söz
  • [N] bromide
sıradan zevkleri olan
  • [A] middlebrow
sıradan erişim sequential access
sıradan insanlar commonalty
sıradan olmayan fancy
sıradan kimse nobody
sıradan olmayan special
sıradan erişim sequential access
sıradan adam Everyman n.